7 Mart 2013 Perşembe

Ahmedinejad mümin mi, münafık mı, kâfir midir?


İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, bugüne kadar hiçbir mümine yapmadığı övgüyü ateist ve komünist Hugo Cahvez’e düzmesi, gerçek inancını da ortaya koymuştur.

Hugo Chavez için; ”Gerçekte halkına hizmet, insani ve devrimci değerleri savunma yolunda bir şehittir" ifadesiyle açıkça Allah, Resulü ve Kur’an’ı Kerim’e başkaldıran Ahmedinejad, ancak Allah yolunda savaşarak elde edilen şehitlik gibi bir ölümsüzlüğü kâfire yakıştırmasıyla, nasıl şeytan misali nefsinin esiri olduğunu kanıtlamıştır. Oysa Allah için varolan bir mümin, nefsi için halkına hizmet eden bir kâfire iyi diyerek yüceltemez. Çünkü sevgi, dostluk ve övgüler sadece Allah için olmalıdır.  

Gerek ABD gerekse İsrail’le olan sözde ezeli düşmanlığının Allah için değil de nefsi için olduğu açığa çıkmış, dolayısıyla tamamı putperest ve İslam karşıtı dostları Rusya, Çin ve Esad gibi hasımlarla vahyi yok edip geçmişteki Pers barbarlığını Şiilikle harmanlayarak İslam aleyhine ne denli tehlikeli olduğunu bir kez daha ispatlamıştır.

Allah’a asi bir kâfire övgüler yağdıran Ahmedinejad’ın mümin olmadığı, söz konusu müşriki şehitlikle yüceltmesinden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Peygamber Efendimizin buyurduğu üzere; “Münafık, kâfirden yetmiş kat daha tehlikelidir” hadisi, Ahmedinejad gerçeğini tartışılmaz kılmaktadır.

Müminleri bırakıp yanında olan kâfirleri dost edinen Ahmedinejad, İslam için değil nefsi, putperest dini ve ırkı için mücadele vermekte, dolayısıyla iman etmiş herhangi bir müminin safında yer alabilmesi gayri-İslami’dir.

“Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.” Nisa 139

Asıl kâfirler, Allah'a karşı yalan uyduran yahut kendisine hak gelmişken onu yalan sayan zalimler olup, en alçaltıcı azaba onlar çarptırılacaklardır.

Ahmedinejad, öyle yoldan (sanki yolda mıydı)! çıkıp kâfirlikle özdeşleşmiş ki, Allah ve vahye meydan okuyarak, Şia’nın sözde kayıp imamını mehdi ilan edip dünyayı yönettiğini söyleyebilme cüretini gösterebilmiştir. Madem öyle; neden kendilerini zilletten kurtarıp düşmanlarına karşı zafer getirtemiyor? Tıpkı Buda misali tanrılaştırdığı o meçhul mehdi, inancınca dünyanın tüm işlerini organize ettiğini ve o olmasaydı hiçbir varlığın olmayacağı iddiasıdır. Bu sebeple Allah Şiileri rahmetinden kovmuş, iftiraları ve büyüklenmelerinden ötürü onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.

Kalbinde kâfirlik ve münafıklık hastalığı taşıyan Ahmedinejad, inancı gereği taptığı 12 imamın sonuncusu olanı Allah’tan üstün tutup ortak koşarak tüm varlıkların varlığını ondan aldığını iddia edebiliyor ise, o Ahmedinejad, mümin sayılabilir mi? Bağışlanabilmesi mümkün müdür?

Bu durumda münafığın kâfirden yetmiş kat daha tehlikeli olduğu hadisi temel alındığında, İran’ın İslam düşmanlığı açısından ABD ve İsrail’den hiçbir farkı yoktur.

“Kâfirler, beni bırakıp da kullarımı dostlar edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere bir konak olarak hazırladık.” Kehf 102


Hiç yorum yok: